Recep Karatepe
Ankaragücü bu sezonun en az konuşulan, ama en çok iş yapan teknik direktörlerinden birine sahip Recep Karatepe.

Bazen futbolda en büyük gürültüyü en sessiz adamlar koparır. Recep Hoca tam da bu profile uyan ender isimlerden. 
Ne büyük transfer lafları ediyor, ne sosyal medyada her gün gündem yaratmaya çalışıyor, ne de her maç sonrası mikrofon karşısında destan yazıyor. 
Ama saha kenarında duruşu, takıma verdiği sistem ve en önemlisi oyuncular üzerindeki etkisi konuşulacak kadar net.
Ankaragücü taraftarı yıllardır ya çok büyük umutlarla başlayıp hayal kırıklığıyla biten sezonlar gördü, ya da dipte debelenirken çıkış yolunu bir türlü bulamadı. İşte tam bu döngüyü kırmaya en yakın olduğumuz dönemde, sahneye fazla ses getirmeden çıkan bir adam var 

Recep Karatepe.
Onun en büyük başarısı belki de şu: Takımı yeniden “biz” duygusuyla tanıştırdı.
Şu anki Ankaragücü kadrosu yıldızlar geçidi değil. Ama her oyuncunun sahada ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor olması, pozisyon alma disiplini, rakibe alan bırakmama anlayışı ve en önemlisi son 25-30 dakikada bırakmama inadı… Bunların hepsi tesadüf değil. Bunlar Recep Hoca’nın zihniyetinin sahaya yansıması.
Oyun planı çok net:
•  Top rakipteyken çok agresif, alan daraltan bir ön pres
•  Top bizdeyken acele etmeyen, sabırlı ama dikine de oynayabilen bir yapı
•  Kanatlarda aktif bekler ve içe kat eden kanat oyuncuları
•  Ceza sahası içinde her zaman en az 4-5 adamın bulunması
Ve en çarpıcı olanı: geriye doğru pas sayısı azaldıkça kazanma ihtimali artıyor. Bu da takımın artık korkuyla değil, inançla oynadığının en somut göstergesi. Recep Karatepe’nin belki de en kıymetli özelliği şu: Kendini geri çekmeiyor.
Oyunculara güven veriyor, hata yapanı hemen kenara atmıyor, doğru düzgün çalıştığında tekrar şans veriyor.  Bu güven duygusu şu anda Ankara’da çok kıymetli.
Biraz daha zaman verilirse, biraz daha doğru maddi olarak desteklenirse. Bu ekip, bu hoca, bu oyun anlayışı ile  Gerçekten de uzun zamandır görmediğimiz bir hikâyenin başlangıcı olabilir.
Şimdilik sessiz sedasız iş yapıyor. Ama inanın, futbolda en çok konuşulacak hikâyeler genelde böyle başlar.
Teşekkürler Recep Hoca.