Futbolun güzelliği, rekabetin centilmenlik çerçevesinde yaşandığı anlarda ortaya çıkar. Ancak ne yazık ki Batman Petrol Spor A.Ş. – MKE Ankaragücü karşılaşmasının ardından yaşananlar, bu güzel oyunun ruhuna gölge düşürdü. Maç bitmiş, skor tabelası kapanmıştı. Fakat bazı kendini bilmez kişiler, sahada kaybettikleri olgunluğu tribün dışında da gösteremeyip Ankaragücü takım otobüsünü taşladı.
Bu saldırı sadece bir takıma değil, Türk futbolunun geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Ankaragücü, Cumhuriyet tarihinin en köklü camialarından biridir. Anadolu’nun gururu, Ankara’nın sembolü, futbolun emekle yoğrulmuş yüzüdür. Böylesine köklü bir camianın oyuncularına, teknik ekibine ve personeline yapılan bu saldırı, hiçbir şekilde ne öfke ile ne de yenilgi bahanesiyle açıklanamaz.

Sarı-Lacivertli camia, zorluklardan yılmayan, düşse bile yeniden ayağa kalkmasını bilen bir karakterin adıdır. Bu karakteri taşla, öfkeyle, saldırıyla sarsmaya kimsenin gücü yetmez.
Batman’daki olay, sporun değil nefretin ürünüydü. Oysa futbol, kardeşliktir. Tribünde farklı renklerle yan yana oturup aynı topun peşinde coşmaktır. Bu yüzden, Batman Petrol yönetiminin ve futbol kamuoyunun bu olayı açıkça kınaması, faillerin en kısa sürede cezalandırılması elzemdir.
Ankaragücü camiasına geçmiş olsun. Onlar sahada olduğu kadar hayatta da mücadele etmeyi bilen bir topluluk. Bu tarz provokasyonlar, onların inancını ve duruşunu daha da güçlendirecektir. Çünkü Ankaragücü, sadece bir futbol takımı değil; Ankara’nın onuru, Türk futbolunun emeğidir.
Unutmayalım:
Taş atarak değil, alkışlayarak büyür futbol.
Nefretle değil, saygıyla kazanılır sporun kalbi.