The Special One

    José Mário dos Santos Mourinho Félix…

       1963 yılının ocak ayı…

       Portekiz’in Lizbon şehrine bağlı Setübal Yarımadası…

      Efsane burada başlamıştı. Babası Portekiz liginde profosyonel futbolcu, annesi ise kaliteli bir eğitimci idi. O babasının izinden gitti. 

      Portekiz liglerindeki sıradan bir orta saha oyuncusu olarak Mourinho, 24 yaşında futbol kariyerini sonlandırdı ve önce Sporting ve Porto'da Sir Bobby Robson'ın tercümanlığını yaptı, ardından da hem Robson hem de halefi Louis van Gaal yönetimindeki Barcelona'da yardımcı antrenör olarak çalıştı. Benfica ve União de Leiria'daki kısa süreli görevlerinin ardından 2002 yılında Porto'ya teknik direktör olarak döndü. Mourinho. 2003 yılında ilk Primeira Liga şampiyonluğunu, Mayıs 2003'te Celtic'e karşı UEFA Kupası finalini kazandı.  Ertesi sezona Portekiz Süper Kupası'nı Leiria'yı 1-0 yenerek kazanan Mourinho'nun takımı 2004 yılında Almanya'da Monaco'yu 3-0 yenerek UEFA Şampiyonlar Ligini kazandı.    

      Gelelim efsanenin şifrelerine…

      Mourinho dönemi Porto'sunun en önemli özelliklerinden biri, hücum hattında başlayan ve "pressão alta" (yüksek baskı) olarak adlandırılan baskılı oyundu. Takımın savunma ve orta saha oyuncularının fiziksel ve mücadeleci yetenekleri Porto'nun hücum hatlarından baskı uygulamasına ve rakiplerini ya topu kaptırmaya ya da daha uzun, belirsiz paslar atmaya zorlamasına olanak sağladı. Aslına bakarsanız Mourinho Fenerbahçesinin başarı reçetesi de burada gizlidir.

      Yıl 2004, Mourinho yönetimindeki Chelsea, 50 yıl sonra ilk yerel lig ş ampiyonluğunu elde etti ve bu süreçte Premier League'de şimdiye kadar elde edilen en fazla puan (95) ve yenilen en az gol (15) de dahil olmak üzere bir dizi İngiliz futbol rekoru kırdı.   

     Jose Mourinho 2004-2007 yılları arasında Chelsea Kulübünün menajerliğini yaptığı dönemde ‘’Park The bus’’ Otobüs park etme taktiği ile başarılara imza attı. Köklü bir geçmişe sahip ve nitelikli bir takımın teknik direktörlüğünü yapan elit bir menajer tarafından uygulandığı zaman futbolseverler tarafından eleştiriler alması onu yolundan döndürmedi.

      Sezon 2008-09: İnter ile İlk Serie A şampiyonluğu, 2009-10: UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, ve şampiyonluğun bir gün sonrasında söylenen o cümle "Real Madrid'i çalıştırmazsanız kariyerinizde her zaman bir boşluk olacaktır" .

     Mourinho daha sonrasında Real Madrid, Chelsea Manchester United, Tottenham Hotspur ve Roma Küplerini çalıştırdı. Burdaki neticeleride yazmak yerine bir görselle paylaşmak istedim.

 

       Portekizli Mourinho, takımlarına kazandırdığı kupaların yanı sıra elde ettiği bireysel başarılarla da göze çarptı.

İtalya'da 2, İngiltere'de 3 kez yılın teknik direktörü seçilen Mourinho, 2010'da ise FIFA tarafından dünyada yılın en iyi antrenörü ödülüne layık görüldü.

       UEFA'nın 2 kez yılın teknik direktörü seçtiği Mourinho, 4 defa da Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu (IFFHS) tarafından verilen dünyada yılın en iyi kulüp antrenörü ödülünün sahibi oldu.

     İngilizler ona THE SPECİAL ONE dediklerinde hiçte abartmamışlar. Siz bakmayın bizim çok bilmiş bir kısım medyamıza, fazla uzağa gitmeye gerek yok. Birkaç ay önce yerden yere vurulan Yusuf En-nesryi bizzat isteyen Mourinho’nun kendisidir. Aynı zamanda Yusuf En-nesryi’yi  arap ligine verin kurtulun diyenlerin karşısında duran ve oyuncuyu takımda tutan da kendisidir. Ve önümüzdeki birkaç ayda oyuncunun bonservisini 50 milyon Euroya çıkarıp Fenerbahçe’nin transfer tarihine altın harflerle geçecek olanda kendisi olacaktır.

      Mourinho, Porto kariyeriyle başlayıp, Roma takımından ayrılanana kadar çalıştırdığı takımlarda ilk başlarda hep çok eleştirildi; fakat Sistemini kurduktan sonra rakipleri onun elinden çok çekti. Böyle bir Cv olsada herkes eleştirilebilir; ama hayatında iki Şampiyonlar Ligi maçı kazanamamış bir teknik adamın kariyerinde iki Şampiyonlar Ligi kupası olan adama ‘’Uzun uzun ağlamaya devam etsin.’’ demesi acıdır.   

       Şuan Mourinho Fenerbahçe ile adım adım sistemini oturtmaya başladı. Ve takım 3 kulvarda da iddaalı bir şekilde yarışta var. Ligdeki puan durumu yanıltmasın. Hissiyatım önümüzdeki ilk beş hafta içinde bambaşka bir tablo olacağı yönündedir. Ve son cümle yine kendisine ait:

       ‘’Dünyanın en iyi teknik direktörü ben değilim ama benden daha iyi bir teknik direktör de yok.’’   José Mário dos Santos Mourinho Félix…

        Saygılarımla…