Yer : Eryaman Stadyumu...
Tarih: 27 Nisan saat 16 civarları...
Ankara çıkmazında takımına ne kadar kızsanda, bir daha asla gelmem desende yine tribünde yerine aldın. Emin olun bende yaklaşık 30 yıldır böyle yapıyorum.
Kızıyorum, küsüyorum ama yinele hop buradayım. Bu renkler kanınıza işlediyse bir kere kopamazsınız. Heyecanla acaba bugün ömrümüzden ne kadar götürecek dediğiniz takımınız sahada, elinize bir Skor Gazetesi geçti ve eğer ki gazeteyi tozlu koltuğunuza altlık yapmadıysanız bu yazıda buluştuk sizinle.
Sahada gözler Ankaragücü’müzde, kulağımızın biri Adana'da Gençlerbirliği'mizde, diğeri ise zorlu Karagümrük deplasmanındaki Keçiören Gücü’müzde, Gençlerbirliği ve Keçiörengücü ile Süper Lig hayallerimiz, Ankaragücü’müzle bu kadar kötü geçen sezonda lige tutunup bir nebze teselli arayışımız var.
Sarı lacivertlilerin çiçeği burnunda teknik adamı Mustafa KAPLAN 5.defa Ankaragücü'nün başında ve takımın bu sezonki 6. teknik adamı. Takım içindeki mücadele ruhunun başarıyı getireceğine inanan Mustafa Kaplan, 2018-2019 sezonunda olduğu gibi birlik ve beraberlik içinde hareket edeceklerini söyledi.
Hem saha içinde hem saha dışında dayanışmanın önemine dikkat çeken teknik direktör, taraftarın takıma olan desteğinin bu süreçte en büyük güçleri olacağını ifade etti. Gelir gelmez büyük Ankaragücü taraftarını yanına çekmesi ve mesaj yollaması çok önemlidir. Doğru teşhis doğru tedaviyi de getirecektir.
Tecrübeli teknik adam, Trendyol 1. Ligde bu sezon Ankaragücü’müzün taraftar ortalaması olarak ilk 3 te başlayıp son 2 ayda diplere vurmasını iyi teşhis etmiş. Ankaragücü’ndeki bu düşüş bizleri üzerken diğer gözbebeğimiz Gençlerbirliği'nin iç saha maçlarındaki katlanarak artan taraftar sayısı da yüzümüzü güldürüyor. Bir sevinsek bin üzül sekte bu kulüpler bize, başkentimize miras. Şimdi bu yazıyı okuyan yaş almış abilerimizi, ablalarımızın gözlerinin dolacağı, yeni neslin ise ne yıllarmış diyeceği geçmişe götürmek isterim sizleri.
1964-1965 sezonu...
Beşiktaş’ın 4. şampiyonluğunu ilan ettiği 16 takımlı ligimizde o zamanlar Türkiye 1. Futbol liginde tam 6 Başkent takımı vardı. Ankaragücü, Gençlerbirliği, Keçiörengücü (Hacettepe), Ankara Demir, Şekerspor (Turanspor) ve Türk Telekom(PTT) sporu da eklediğimizde Başkent bir zamanlar ligde tam 6 takımla temsil ediliyordu. Maalesef geçen sezon son 6 maçında bir tek galibiyet alamayan Ankaragücü’müz lig tarihinde 6. kez küme düşerek başkentimizi Süper Ligden mahrum bıraktı.
Gelelim günümüze...
Biliyorum şu anda kadrodaki yetersiz isimleri, yönetimdeki sıkıntıları, taraftar gruplarındaki ayrışmayı konuşuyorsunuz.
Şimdi diyeceksiniz ki bu kadar kara bulutlar, umutsuzluk varken ne konuşalım... Anlatayım...
Efsaneleri ile masallara konu olan, pek çok farklı dizi ve filmde işlenen Simurg Kuşu ya da diğer adıyla Zümrüd-ü Anka Kuşu, kuşların en büyüğü, en yücesi ve en bilgesidir. Anka Kuşu olarak da bilinen Simurg, kuşların hükümdarıdır. Tüm kuşlar ona inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürler.
Kaf Dağı’nın en yüksek kısmında yaşayan Simurg Kuşu ise diğer kuşlara hiç görünmez. Küllerinden yeniden doğduğuna ve asla ölmediğine inanılan bir kuş olduğundan, pek çok kültürde ve mitolojide yeri her zaman büyük olmuştur. ANKARAGÜCÜ başkentin Anka kuşudur. Bir gün mutlaka küllerinden yeniden doğacak ve yaratacağı lokomotif etkisiyle, başkent takımları süper ligde fazlasıyla temsiliyet şansı bulacaktır.
Şampiyon, ayağa kalkamayacak gibi hissettiği zaman, ayağa kalkandır. Ankaragücü’nün sarı rengi kazanma hırsı ve başarıyı, lacivert rengi ise gücü temsil eder. Bir gün mutlaka yeni stadımızda Gecekondu(SARI), Maraton(LACİVERT), BEÇ(ŞAMPİYON), Kapalı(BAŞKENT) sesleri her yeri inletecektir.
Gençlerbirliği ve Keçiörengücü’müzede başarılar dilerim. Büyük Ankaragücü taraftarına ise tek bir cümle 'Hayallerinizden asla vazgeçmeyin; ama hayallerinizi yıkmaya çalışanları da asla unutmayın.'' Kazananın Başkent olduğu bir hafta olması dileğiyle...
Saygılarımla...