Gençlerbirliği, 5 haftalık kabusun ardından nihayet şeytanın bacağını kırdı ve sahadan galibiyetle ayrıldı. Bu sadece bir maçın kazanılması değildi; hem taraftarların hem de camianın yüreğine su serpen bir sonuç oldu.

Kulüp içindeki karışıklıklar, bitmeyen transfer gündemleri ve üst üste kaybedilen puanlar, kırmızı-karaların üzerindeki kara bulutları daha da yoğunlaştırmıştı. Ancak Eyüpspor karşısında alınan galibiyet, adeta bir şehrin kaderini de yeniden canlandırdı. Ankara’nın umutsuzluk ve kırılganlıkla anılacak bir futbol kenti olmaması gerekir. Bu şehir, bir zamanlar Avrupa kupalarında mücadele eden takımlar çıkardı; yeniden aynı özlemin peşinden gitmeli.

Maça istekli başlayan Gençlerbirliği, Göktan ve Tongya’nın işbirliğiyle golü buldu. Golden sonra da oyunu domine ederek farkı artırma şanslarını yakaladı. Skor 2, hatta 3–0 olabilirdi ama fırsatlar değerlendirilemedi. Yine de takımın mücadele azmi dikkat çekiciydi. Özellikle Niyang’ın topu saklama becerisi ve arkadaşlarına alan açması önemliydi. Koita ise hâlâ beklenen seviyede değil; ancak form tuttuğunda işlerin çok daha farklı olacağı ortada.

Maçın yıldızlarından biri de şüphesiz kaleci Erhan’dı. Kerem Demirbay’ın 10. dakikadaki sert şutunu çıkarması, sadece tabelada değil, psikolojik olarak da maçın kırılma anı oldu. O kurtarış, takımı ateşledi ve galibiyetin kapısını araladı.

Son dakikalarda skorun korunmasına yönelik oyun belki temkinliydi ama “eşik” aşılmıştı. Bu galibiyet, hem güveni hem de morali yeniden inşa etmek adına paha biçilemez bir anlam taşıyor.

Galibiyet güzel, Süper Lig’de olmak daha da güzel… Tebrikler kırmızı-kara!