Ankaragücü bu sezon çok şey yaşadı. Haksızlıklar, formsuzluklar, yönetim krizleri, teknik adam değişiklikleri… Ama Boluspor karşısında sahaya çıkan o takım, yıkılmadığını, yıkılmayacağını herkese gösterdi. 2-0 geriden gelip 2-2’yi yakalamak, sıradan bir geri dönüş değil. Bu, bir karakterin, bir mücadelenin, bir direnişin ilanıdır.

Maçın ilk yarısında Ankaragücü adeta yokları oynadı. Boluspor’un attığı iki gol sonrası moraller bozulmuştu. Ancak ikinci yarıda bambaşka bir takım vardı sahada. Topa daha çok sahip olan, ileri çıkmaya cesaret eden, risk alan bir Ankaragücü… Attığı iki golle sadece skoru değil, umudu da eşitledi.

Ancak ne yazık ki bu mücadeleye gölge düşüren bir başka unsur vardı: hakem yönetimi.
Verilmeyen fauller, kartlar, sürekli kesilen oyun… Sahadaki futbolcuların isyanı boşa değildi. Bu maçın başka bir boyutu da, hakem performansına yazılmalı. Eğer adil bir yönetim olsaydı, Ankaragücü galibiyeti de alabilirdi.

Yine de bu mücadele, düşme hattındaki tüm rakiplere bir mesaj oldu:
“Ankaragücü pes etmeyecek!”
Bu takım hâlâ yaşıyor, hâlâ savaşıyor.

Şimdi önlerinde çok kritik haftalar var. Ama bu maç, yeniden ayağa kalkma maçıdır. Bu takım isterse, bu ligde kalır. Çünkü yürekleriyle oynuyorlar.