2 Lig’de belki de haftanın sonucu en çok merak edilen mücadelesiydi Şanlıurfaspor – MKE Ankaragücü maçı. Biz de Skor Time ekibi olarak çantamızı aldık ve yola çıktık. Çünkü bizim kendimize koyduğumuz bir motto var: “Ankaragücü nereye, biz oraya.” Urfa’da gerçekten iliklerimize işleyen bir soğuk vardı. Abartmıyorum, donduk desek yeridir. Ama o soğuğun içinde bile sarı-lacivert sevdanın sıcaklığı vardı.
Gelelim maça…Teknik direktör Recep Karatepe artık takımının ne olduğunu ve sahada neleri yapabileceğini çok iyi biliyor. Bu çok net görülüyor.
Özellikle bir iki hafta yedek kalan Atakan GÜNER’yı yeniden ilk 11’e döndürme kararı her geçen hafta ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Urfa’da da iki asistle maça doğrudan etki etti. Daha da gelişeceğini düşünüyorum. Şimdiden söyleyeyim; ilerleyen yıllarda onu yeniden Süper Lig'de görmek hiç sürpriz olmaz.
Rakip tarafta ise tecrübeli isimlerden kurulu bir kadro vardı. Şanlıurfaspor kağıt üzerinde bu lig için oldukça güçlü bir ekip. Hatta abartısız söylemek gerekirse kadro kalitesi bu lig için fazla bile diyebiliriz. Ama bir türlü o havayı yakalayamamış bir görüntüleri var. Maça ise etkili başlayan taraf Ankaragücü oldu. Baskılı oyun, önde pres ve net pozisyonlar… Daha geriye düşmeden üç tane gol fırsatı kaçtı. İçlerinden biri vardı ki tam anlamıyla %100’lük gol. Futbol bazen böyle; kaçırdıkça cezayı keser.

İlk yarıyı geride kapattık. Ama basın tribününde bizlerin ortak bir hissi vardı: Bu takım bu maçı kaybetmez. Sahadaki mücadele, oyuncuların özgüveni ve ortaya koydukları karakter bize o güveni veriyordu. Ve gerçekten de öyle oldu. Önce beraberliği yakaladık. Sonra 90. dakikada öne geçtik. O anki sevinci anlatmak zor. Ama galiba biraz nazar değdirdik. Sevinç daha bitmeden gelen golle skor yeniden eşitlendi. Futbolun kaderi bazen böyle yazılıyor.
Teknik direktör Recep Karatepe oyunu tutmak için Diego Angelo’yu oyuna almak üzereydi, kenarda hazır bekliyordu. Ama bir anlık hata galibiyeti kaçırttı. Yine de şunu açıkça söyleyeyim: Bu takımı eleştirmeyeceğim. Çünkü sahada mücadele eden, karakter koyan ve sonuna kadar savaşan bir takım vardı. Beraberlik olsa da kocaman bir tebriği hak ettiler.
Ankaragücü sadece bir futbol takımı değil. Gerçekten bir marka. Urfa’da bunu bir kez daha gördük. Ve bir başka gerçek daha var. Kulübün başına İlhami Alparslan geldikten sonra Ankaragücü’nün çehresi değişti. Bu değişim sahaya da yansıyor, tribüne de, şehre de.
Dönüş yolundaki uçak yolculuğu da bunun en güzel örneğiydi. Dualar, tezahüratlar, sohbetler. O atmosfer bize şunu gösterdi: Bu takım yeniden ayağa kalkıyor.
İnanç var.
Birlik var.
Hazırlık var.
Şimdi tek bir şey kaldı: Zaman…
Ve ben inanıyorum, o gün çok uzak değil.