Lige başlangıç öncesinde Ankaragücü’nde adeta sessiz ama derin bir devrim yaşanıyor. Kulüp Başkanı Gazi Ercüment Tekin, takımı borç yükünden kurtarmak, dosyaları kapatmak ve Ankaragücü'nü hak ettiği üst liglere taşımak adına gecesini gündüzüne katıyor. Bugüne dek belki de hiçbir yönetimin cesaret edemediği fedakârlıkları ortaya koyuyor. Üstelik bunu yaparken şeffaflık ilkesinden de ödün vermiyor. Bu tutum, hem camiaya güven veriyor hem de Ankaragücü tarihine örnek bir yönetim anlayışı olarak şimdiden yazılıyor.

Teknik direktörlük koltuğunda ise Ankaragücü'nün yakından tanıdığı bir isim var: Mustafa Kaplan. Tecrübesi, bilgi birikimi ve genç oyunculara olan inancıyla Kaplan, takımın geleceğini inşa etmeye aday bir lider konumunda. Henüz saha içindeki resim net olmasa da, kulübün başında kulübü için her şeyini ortaya koyan bir başkan, sağlam bir yönetim ve kaliteli bir teknik ekip bulunuyor. Bu üçlü sacayağı, Ankaragücü'nü önce 1. Lig'e, ardından Süper Lig'e taşıyacak vizyona sahip.

Elbette süreç sancılı. Her köklü değişimde olduğu gibi eleştiriler de var. Ancak bu eleştirilerin çoğu, kulübün kapısından içeri girmeyen, perde arkasında yaşananları bilmeyen kişilerden geliyor. Sadece eleştirmek için eleştirenlere tek bir şey söylemek yeterli: Ya destek olun ya da gölge etmeyin!

Ben tünelin sonunda ışığı görüyorum. Başkan Gazi Ercüment Tekin’e, yönetimine ve teknik heyete sonuna kadar güveniyorum. Ankaragücü yeniden ayağa kalkacak. Tek yapmamız gereken biraz sabretmek… ve inanmak.