Bahis soruşturması sonrası verilen uzun aranın ardından ligdeki ilk sınav, 2. Lig’in diğer Ankara temsilcisi Sincan Belediye Ankaraspor karşısındaydı. Ligin “taş gibi takım” olarak nitelenebilecek ekiplerinden biri olan Ankaraspor, belki de Ankaragücü maçına sezonun en güçsüz, en dağınık zamanında yakalandı. As oyuncuları bahis skandalından cezalı idiler. Bu Anakragücü için büyük bir şanstı ama malesef değerlendiremediler. 

Gelelim sahaya. Maçın adeta alışkanlık haline gelen başlangıcı yine değişmedi: Daha ilk dakikalar dolmadan kalemizde golü gördük. Ancak bu kez reaksiyon vermek zor olmadı. Arda Bayram ve Atakan’la arka arkaya gelen pozisyonların ardından golü bulduk ve skora dengeyi getirdik. Yaklaşık 90 dakika boyunca oyunun tek hâkimi Ankaragücü olsa da, o “son vuruş”, o “öldürücü dokunuş” bir kez daha gelmedi.

Maçın 2 yarısında İsmail’in büyük hatasıyla Ankaraspor yeniden öne geçti ve maçı kazanmasını bildi. Açık konuşmak gerekirse, Mehmet Emin Katipoğlu başkanlığında ve Bahattin hocanın önderliğinde Ankaraspor gerçekten çok iyi bir takım inşa etmiş. Bunun da hem oyun olarak hem sonuç olarak karşılığını alıyorlar. İnşallah bir Ankara takımı daha üst liglerde kendine yer bulur da keyifle izleriz.

Gelelim Ankaragücü’ne…
Takımda bir sıkıntı olduğu çok açık ama adı konulamıyor. Oyuncular iyi niyetli ama sanki ikiye bölünmüş durumdalar: Bir grup umursamaz bir tavır içinde, diğer grup ise başını Mahmut’un çektiği, sahada adeta dişini tırnağına takarak mücadele eden futbolculardan oluşuyor. Umursamaz davrananların bir an önce kulağının çekilmesi gerektiği ortada.

Oyuncuları tek tek eleştirmek istemiyorum ama eldeki tablo ortada. En büyük beklenti içinde olduğumuz Atakan bile Allaha emanet oynuyor. Orta açılan topa kafa vuruyor, top taca gidiyor… Ankaragücü’nün forveti bu olmamalı idi gerçekten bu duruma kahroluyoruz.

Dağılmışlık psikolojisi zordur ve Ankaragücü tam olarak bu girdabın içinde. Yönetim dağınık, çözüm arayışı sürekli ama karşılık bulmuyor. Taraftar ne yapacağını şaşırmış; bağırsan fayda yok, sabretsen olmuyor. Recep hoca ve öğrencileri de neyin yanlış, neyin doğru olduğunu çözmeye çalışıyor.

Play-off hayali kuruyoruz ancak şu anki oyun ve psikolojiyle bu hedef neredeyse imkânsıza yakın. Allah Recep hocaya dayanma gücü, taraftara da sabır versin.

Saygılarımla…