Şanlı Ankaragücüm, 2. Lig’in ikinci yarısına yeni beklentiler, taze umutlar ve güçlü bir inançla başladı. Öncelikle vefat Daha 2 yarı ve yolun başında tüm takımlara başarılar dileyerek başlayalım.  Ankaragücü için hedef nettir: Play-off ve 1. Lig. Bu hedef de öyle lafta falan değil, sahaya yansıyan bir gerçekliktir.

Recep Hoca komutasındaki Ankaragücü, sahada disiplinli bir ordu gibi savaştı ve kazandı. Erzincanspor; Kerim Frei, Ercan gibi tecrübeli isimlerle donatılmış, sağlam bir kadroya sahipti. Buna rağmen maç boyunca neredeyse bir-iki pozisyon dışında kalemize yaklaşamadılar. Bu, sadece iyi oyun değil, doğru oyundur.

Maçın kırılma anlarından biri, son bölümlerde Erzincanspor’un baskıyı artırmaya çalıştığı dakikalarda geldi. Recep Hoca’nın üçlü savunmaya dönerek orta sahayı kalabalık tutması ve oyunun merkezini kilitlemesi tam anlamıyla bir taktik ustalığıydı. Rakibin tüm planları adeta duvara çarptı.

Ortaya çıkan tablo şunu gösteriyor: Yaş ortalaması neredeyse 18 olan bir takım, makine düzeninde işliyor. Girenle çıkan arasında fark yok. İşte bu düzenin mimarı Recep Hoca’dır. Sadece maç kazanmıyor, bir gelecek inşa ediyor. Saygıyla eğiliyor ve teşekkür ediyorum.

Maçta yıldız gibi parlayan bir isim vardı: 55 numara Batuhan Gürsoy. Daha 1,5 ay öncesine kadar adını bile bilmediğimiz bu çocuk, Mahmut’un sakatlığıyla formayı aldı ve bir daha bırakmadı. Attı, attırdı, orta sahaya dinamizm getirdi. Ve evet, sadece 17 yaşında.

Gelelim klasın tanımına… Enes Tepecik’e 45 dakika yetti. Anlatmaya gerek yok, izlemek yeterli. Üst liglerin oyuncusu. Atakan üretmeye devam ediyor; ya gol atıyor ya attırıyor. Bugün de etkiliydi.
Arda Doğan ve Fatih Arhan her geçen gün daha sağlam, daha olgun oyunculara dönüşüyorlar. Miraç ve Mervan henüz formda bile değil. Osman ise hem golüyle hem oyunuyla “abilerin abisi” modunda. Kısacası; sahada aksayan neredeyse hiçbir parça yoktu.Kısacası Recep Hoca yalnızca bir takım kurmuyor, Ankaragücü’nün geleceğini kuruyor. Bu çocuklar hem kazanacak hem kazandıracak. Ankaragücü, bu gençlerle bu çukurdan, bu cendereden çıkacak.

Bir parantez de yönetici İlhami Alpaslan’a açmak şart. Takım ne zaman dara düşse elini değil, tüm vücudunu taşın altına koyan bir isim. Bu takım bugün dağılmadıysa, tek bir vücut olduysa bunda emeği çok büyük. Deplasman öncesi yine üzerine düşeni yaptı, takımı motive etti. Tüm camia adına teşekkür ediyorum. Yeni yönetim kim olursa olsun, böyle büyük yürekler mutlaka orada olmalı. Çünkü kolay bulunmuyorlar.

Ligin ikinci yarısına 3 puanla başlamak güzel.
Ama daha güzeli, bu takımın oynadığı futbolun umut vermesi ve heyecan yaratması.

Saygılarımla…
Güzel ve mutlu düşlere.