Bir şehrin, bir kaderin sahibi takımım…
Bazı galibiyetler vardır; tabelada yazan 3 puandan çok daha fazlasıdır.
İşte Beykoz Anadolu Spor karşısında alınan galibiyet tam olarak buydu. Bir cevap, bir duruş, bir isyandı.
Hava ağırdı. Yağmurlu, soğuk ve kara bulutlar içindeydi. Tıpkı son dönemde Ankaragücü’nün kaderi gibi…
Her zorlukla mücadele etmekten beli bükülmüş bu takıma bir darbe de “tarafsız” olduğunu söyleyen ama sahada asla öyle davranmayan karar mekanizmalarından geldi. Güçlüye kaz tüyü yastık olanlar, garibana kılıç gibi keskin davranmayı tercih etti. Verilen -3 puan, adeta “siz yukarı çıkmayın” mesajıydı.

Yetmedi. Daha bunun ateşi sönmeden deplasman yasağı geldi.“Yuh artık” dedik… Bu kadarı da olmaz dedik. Ama Ankaragücü kolay teslim olan bir camia değildir. Neredeyse Ankaragücü için uyumayan başkanımız İlhami Asparslan devreye girdi. Taraftar yine takımının yanında oldu. Bu kez de sahneye bilet fiyatları çıktı. Beykoz Anadolu’nun, Tuzlaspor’un devamı niteliğindeki yapısından gelen o şaibeli düzen kimseyi şaşırtmadı ama yaşananlar yine de “bu kadarına pes” dedirtti.
Ve sonra…Sahaya çıkan 11 aslan, kenardaki hocası, kulübesi, ekibiyle tek bir mesaj verdi:
“Biz buradayız… Play-off’a çıkacağız. İsteseniz de istemeseniz de!”
Oyuna dair kısa bir not…
Fatih Arhan, her geçen gün parlıyor.
Mesut Emre Kesik ile birlikte sahada adeta bir bütün oldular. Uyumları, mücadeleleri ve oyun akıllarıyla takımın omurgasını oluşturdular.
Atakan Güner…
Sende öyle bir kalite var ki, bu liglerde az bulunur. Ama gol gelmeyince stres seni aşağı çekiyor. Dışarıdan kulağımıza gelen bazı şeyler var… Buradan bir abi tavsiyesi: Zamanını yanlış yerlerde değil, kendini geliştirmeye ayır. Seni izleyen kulüpler var. Gözünü yukarı dik. Çünkü kumaşın üst seviye.
Sonuç mu?
Ankaragücüm başı dik yürür. Her engeli aşar. Her şeye rağmen ayağa kalkar. Ve bir kez daha gösterdi ki; Bu takıma saygı duyulur, bu takım alkışlanır.
Şen ola Ankaragücüm…
Şen ola!