Olmadı Ankaragücüm.
Hatta hiç olmamalıydı.
Zor da olsa kazanılan Adana 01 maçının ardından Elazığspor karşılaşması tam anlamıyla bir dönemeçti. Bu maç, “yoluna devam mı ediyorsun, yoksa sendeleme mi başlıyor?” sorusunun cevabıydı. Ne yazık ki cevap sahada çok net verildi.
Recep Karatepe haftalardır sahaya sürdüğü klasik 11’den yalnızca tek bir değişiklik yaptı. Arda Doğan çıktı, yerine Mahmut Tekdemir girdi. Kâğıt üzerinde mantıklıydı, hatta makul görünüyordu. Ama futbol kâğıt üstünde oynanmıyor. Sahaya baktığımızda Elazığspor’un Ankaragücü’nü çok iyi analiz ettiğini gördük. Enes’i kilitlediler, merkezden oyunu bozup Ankaragücü’nün planını tamamen çökerttiler. Taktik savaşını kazanan taraf net şekilde Elazığspor’du.
Ama asıl can yakan mesele bu değildi.
Maçta bazı oyuncuların durumu gerçekten üzücüydü. Özellikle Miraç ve Mervan… Sahaya döndükleri günden bu yana “iyi oynadılar” dediğimiz kaç maç var, açıkçası hatırlamak zor. Form grafikleri ciddi şekilde düşüşte. Hocaya yönelik eleştirilecek belki de tek başlık burası: Sahadan ilk çıkması gereken isimler bunlarken, sürekli başkalarının oyundan alınması.

Bu maçta da bedel ağır oldu. İlk yarı Miraç’ın bulunduğu kanat resmen otobana döndü. Elazığspor adeta oradan akın akın geldi. Goller peş peşe gelince, maç daha devre bitmeden fiilen kaybedildi. Ankaragücü ilk yarıda sadece skoru değil, oyunu ve direnci de bıraktı.
Burada bir parantez açmak şart.
Yeni yönetimi, özellikle de İlhamı Alparslan Başkan’ı tekrar tekrar tebrik etmek gerekiyor. Neredeyse tüm ödemeler yapıldı. Oyuncular için her türlü fedakârlık gösterildi. Maddi anlamda hiçbir bahane kalmadı. Yönetim elinden geleni yaptı.
Ama sahadaki tablo ne yazık ki bunun karşılığı olmadı. Oyuncular; hocayı, yönetimi ve en çok da bu arma için yaşayan taraftarı üzmedi… adeta kahretti. Bu sonuç felaket. Ve daha kötüsü olabilirdi sahanın Ankaragücü adına en iyisi Görkem olmasa idi. Belki de İşin acı tarafı da bu.
Artık oyuncuların şapkayı önüne koyma zamanı. Her şey sağlandı. Şartlar hazır. Bahaneler tükendi. Taraftar sahada koşan, mücadele eden, tekmeye kafa sokan oyuncular görmek istiyor. Bu haftaki gibi duygusuz, tepkisiz, “takmayan” bir takım değil.
Unutmayın:
Bu taraftara borcunuz var.
Bu yönetime borcunuz var.
Ve en önemlisi, hocanız Recep Karatepe’ye borcunuz var.
Bu borç bu hafta ödenmek zorunda.
Yoksa hesap kabarır.
Benden söylemesi.