UEFA Avrupa Ligi son turunda AZ Alkmaar takımıyla 4-1'lik rövanş maçında karşılaşan Galatasaray, maalesef yine hayal kırıklığı yarattı ve Avrupa'dan elendi.

Oysaki Avrupa serüveni çok güzel başlamıştı. Önce çekilen bal gibi kura, ardından oynanan Tottenham maçı resmen ağzımda bir tat bırakmıştı. Artık hedef kupa demiştik, çeyrek ya da yarı final bizi kesmezdi çünkü. Sonrasında ne mi oldu, sıralayalım:

Öyle saçma sapan oyuncu seçimleri yapıldı ki kimse ne olduğunu anlamadı. Sonrasında İmparator Fatih Terim'in koltuğuna göz diken, onun veliahtı görülen Okan Buruk, teknik direktörlük vasıflarını yitirmiş gibi kadro seçimleriyle takımı mahvetti. Takımda forma adaleti bitti. Gruplaşmalar boy gösterirken bazı oyunculara müsamaha gösterilmesi takım içindeki dengeleri mahvetti. Okan hocanın maç esnasında, yanlış duymadınız, maç esnasında yaptığı 3-5 sistem değişiklikleri oyuncuları çorbaya çevirdi, kafalar karıştı. Oyuncu değişiklikleri zaten felaketti, o hızla devam etti. Sonrası, tel tel dökülen takım ve rezillikler.

Dün, o kara kışa rağmen 50 bin taraftar inandı ama inanmayan bir teknik ekip ve oyuncu grubu vardı. Bilerek Avrupa'yı feda eden bir Galatasaray'ı görmek beni ve milyonları kahretti. Okan Hoca, Galatasaray'ın tarihine ihanet etti. Türkiye Ligi şampiyonluğu sizin olsun, biz Avrupa başarısını yeğleriz, yazık.

Fenerbahçe maçı, Okan hocanın son şansı. Bu maçta alınacak kötü bir sonuç, zaten taraftarın istemediği ve eleştirdiği hoca Okan’ın sonu olur. Sonra tek şey kalır: İSTİFA.