Ankaragücü, zorlu bir dönemden geçiyor ama bu dar boğazdan öyle bir geçiyor ki, adeta yıldız gibi parlıyor. Seçim süreci, maddi sıkıntılar, sakatlıklar, transfer yasağı derken takımın üst üste yaşadığı olumsuzluklar saymakla bitmez. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen sahada bir ışık var: O da Recep Hoca'nın takımına kattığı güven ve aidiyet duygusu.
Recep Hoca, gerçekten “takım olma” yolunda emin ve güvenilir adımlar atıyor. Bu bir gecede olacak iş değil elbette. Ama bugün atılan her sağlam adımın, yarının büyük başarısına zemin hazırladığını görmek mümkün. Tıpkı sağlam bir tohumun bereketli bir mahsule dönüşmesi gibi…
Bu yolda bazı isimler öne çıkıyor. Mahmut Tekdemir, bu takımın hem abisi hem de kaptanı. Sahada her yerde: Golde, asistte, savunmada... Bir tek kaleye geçmediği kaldı, ki o görevi de genç kalecimiz Görkem devraldı. Ve ne devralma! İki kritik pozisyonda adeta takımı ipten aldı. Ardından gelen galibiyet de hem ona hem tribünleri dolduran cefakâr taraftarlara adeta bir hediye oldu.
Gençlerimiz doğru yolda ilerliyor. Özellikle Mervan, ileri uçta getirdiği hareketlilikle dikkat çekti. Miraç ilg gol öncesi atagı ve golü ile Buranın kralı benim dedi. Daha önce de yazdığım gibi; atan ve tutan iyiyse, maçı kazanıyorsun. Bugün bu söz bir kez daha gerçek oldu.
Karacabey gibi disiplinli ve bu ligin gediklisi bir takıma karşı gösterilen direnç ve oyun, geleceğe dair umutlarımızı artırıyor. Gençlerin enerjisi, tecrübeli isimlerin liderliğiyle birleşince ortaya çok daha güçlü bir Ankaragücü çıkıyor.
Recep Hoca takımı düzlüğe çıkarmış durumda. Şimdi önümüzde Karaman ve iç sahadaki Urfa maçları var. Bu iki maçtan alınacak puanlarla artık hedefimizi net bir şekilde üst sıralar olarak belirleyebiliriz.
Tebrikler çocuklar, tebrikler Recep Hoca! Bu şehir sizinle gurur duyuyor.