Ankaragücü Keyif Verirken Bile Hüzne Boğuyor!

Hasan GÜMÜŞ

06-09-2026 22:34

Günlerden pazar… Güzel bir yaz akşamı. Ankaragücü sezonun ilk maçına çıkıyor. İnsan ister istemez heyecanlanıyor. “Bu akşam şöyle 4-5 gollü, keyifli bir başlangıç izleriz” diye geçiriyorum içimden.

Ama unuttuğum bir şey vardı:

Ankaragücü, insanı keyiflendirirken bile hüzne boğmayı başarıyor.

Sezonun ilk maçında, Ankara derbisinde Ankara Demirspor’a 1-0 mağlup olduk. Gecenin teselli edilebilecek tek tarafı varsa, o da üç puanın başka bir Ankara takımına gitmiş olmasıdır.

Fakat mesele yalnızca skor değil. Hatta bugün konuşmamız gereken son şey belki de skor.

30 Dakikada Tükenen Bir Takım Olabilir mi?

Maçın taktik tarafına geçmeden önce birilerinin şu soruya cevap vermesi gerekiyor:

Bir takım daha 30. dakikada fiziksel olarak nasıl bu kadar düşebilir?

Sezon öncesinde yönetim üzerine düşeni yapmış. Başkan oyunculara zam yapmış. Recep Hoca ile sözleşme yenilenerek güven tazelenmiş. Bununla da kalınmamış; 2. Lig seviyesinde pek çok kulübün sahip olmadığı şartlar oluşturulmuş, yurt dışı kampı ayarlanmış.Takım başarılı olsun diye istenilen imkânlar sağlanmış.

Peki karşılığı?

Kocaman bir sıfır.

Sahada ne fiziksel üstünlük vardı, ne organize oyun, ne de “Biz bu sezon şampiyonluğa oynayacağız” dedirtecek bir görüntü.

Görkem Olmasa Fatura Çok Daha Ağırdı

Skor tabelasında 1-0 yazması kimseyi yanıltmasın.

Görkem olmasaydı bugün 3-4 farklı bir mağlubiyeti konuşuyor olabilirdik.

Daha vahimi, Ankaragücü'nün ilk ciddi organize hücumlarından birinin 89. dakikada, sakatlıktan sonra oyuna alınan Batuhan Gürsoy üzerinden gelmesi. Ankaragücü gibi hedefini şampiyonluk olarak belirleyen bir takımın kendi taraftarına 89 dakika boyunca organize bir hücum izlettirememesi kabul edilebilir değil.

Recep Hoca İçin Tokat Gibi Bir Uyarı

Bu maç belki de sezonun başında yaşanabilecek en faydalı kötü sonuçlardan biri olabilir. Ama tek şartla:

Ders çıkarılırsa.

Recep Hoca'nın hem kendisi hem de oyuncuları adına bu karşılaşmadan çıkaracağı onlarca ders var. İlk 11'i hak etmeyen isimlere dayalı bir düzen varsa bunun değişmesi gerekiyor. Formayı isimler değil, performans belirlemeli. Çünkü bu oyun birkaç hafta daha devam ederse bugün tribünlerde mırıldanma halinde duyulan “istifa” sesleri çok kısa sürede yükselmeye başlar.

Peki taraftar haksız mı?

Değil.

Çünkü taraftar skordan önce oyun görmek istiyor.

Sorun Bir Değil ki…

Bir takım 30 dakikada koşamaz hale geliyorsa sorun vardır.

90 dakika boyunca doğru düzgün organize hücum yapamıyorsa sorun vardır.

38 yaşındaki Mahmut 90 dakika sahada kalmak zorunda kalıyorsa sorun vardır.

Mervan olmadığında üçüncü bölgeye gitmekte zorlanıyorsanız sorun vardır.

20'ye yakın orta açıp bunların neredeyse hiçbirini kendi oyuncunuzla buluşturamıyorsanız sorun vardır.

Ama hepsinden önemlisi…

Bir takımın hücum planı “doldur-boşalt, belki bir şey olur” seviyesine gelmişse çok daha büyük bir sorun vardır.

Çünkü bunun adı taktik değildir.

Şimdi Şapkayı Önümüze Koyma Zamanı

İlk hafta.Elbette tek maçla sezon bitmez. Tek mağlubiyetle teknik direktör de oyuncular da silinmez. Bu yüzden daha ilk haftadan ağır hükümler vermek istemiyorum. Ama bazı işaretleri görmek için de on hafta beklemeye gerek yok. Başkanın söylediği gibi bu takımın hedefi şampiyonluksa, Ankaragücü sahaya çıktığında bunu rakibine hissettirecek.

Geçen sezon olduğu gibi bir gol bulup üzerine yatmaya çalışan bir takım değil; ikiyi, üçü, dördü arayan bir takım izleyeceğiz.Bam bam oynayacak.

Çünkü Ankaragücü taraftarını tribüne getirecek şey yalnızca arma sevgisi değildir. Umuttur. Heyecandır. Mücadeledir. Sahada ne yaptığını bilen bir takım görmektir. Bu oyun devam ederse tribünlerin dolmasını beklemek hayalcilik olur. Bugün herkes üzüldü. Herkes kahroldu. Herkes sezonun ilk akşamında kurduğu güzel hayallerden biraz olsun uzaklaştı.

Ama futbolun güzel tarafı şu: Bir hafta sonra yeniden sahaya çıkacaksınız. Bu mağlubiyeti bir yol kazası olarak kabul edebiliriz. Fakat yol kazasının bahanesi olmaz; telafisi olur.

Şimdi sıra sizde.

Haftaya çıkın, Ankaragücü gibi oynayın ve bugün yıktığınız o taraftarı yeniden ayağa kaldırın. Çünkü bu arma şampiyonluk diyorsa, sahadaki futbol da şampiyonluk diye bağırmak zorunda.

DİĞER YAZILARI Ankaragücü Şampiyonluk İçin Yükleniyor! Sırbistan Kampından Özel Detaylar 01-01-1970 03:00 Birlik Zamanı... Ankaragücü'nün En Büyük Transferi İnanç Olacak 01-01-1970 03:00 Nereden Baktığına Bağlı 01-01-1970 03:00 Ankaragücü Yine Ölüm Kalım Maçında Kaybetti… 01-01-1970 03:00 Kapalı Gişe Umut, Acı Sonuç 01-01-1970 03:00 Ankaragücü Nereye, Biz Oraya! 01-01-1970 03:00 Rakibi Küçümsemek En Etkili Zehirdir. 01-01-1970 03:00 Şen ola Ankaragücü'm şen ola… 01-01-1970 03:00 Son Virajda Hakkeden Kazandı! 01-01-1970 03:00 Son Virajda İnanç ve Karakter: Ankaragücü Play-Off Yolunda 01-01-1970 03:00 Urfa’da Soğuk, Sahada İnanç: Ankaragücü’nün Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Gel de Yanma Altınordu Maçına! 01-01-1970 03:00 Bu Lig Başka Bir Lig! 01-01-1970 03:00 İzmir Yolu, Büyük Hayal Kırıklığı 01-01-1970 03:00 Zafer, Bıkmadan Usanmadan Savaşanlarındır 01-01-1970 03:00 Olmadı… Olmamalıydı Be Ankaragücüm 01-01-1970 03:00 Bazen Bir Puan Çok Şey Anlatır 01-01-1970 03:00 Yeni Umutlar, Yeni Hayaller: Bu Takım Başka Bir Şey 01-01-1970 03:00 Bir Maç Nasıl Katledilir? Ankaragücü’nün Bitmeyen İmtihanı. 01-01-1970 03:00 Bu Lig Sert, Ankaragücü Daha Sert! 01-01-1970 03:00 Bazen Saygıyla Eğilmek Gerekir 01-01-1970 03:00 Mesaj Net: Artık Ben de Varım Diyor! 01-01-1970 03:00 10 Kişi, Bir Şehir ve Bir Lider: Ankaragücü’nün Yüreği Recep Karatepe 01-01-1970 03:00 Ankaragücü’nde Sessiz Çığlık: Bu Takım Bunu Hak Etmiyor 01-01-1970 03:00 Taş Gibi Ligin İçinde Erimek 01-01-1970 03:00 Yukarıya Bakıyoruz Ama Çakılıyoruz 01-01-1970 03:00 Kastamonu Yollarında Bir Zafer Hikayesi 01-01-1970 03:00 Gövde Gösterisi Gibi Bir Zafer 01-01-1970 03:00 Ankaragücü’nü Görkem Kurtardı, Atakan Kaçırdı! 01-01-1970 03:00 Ankaragücü Dar Boğazdan Geçerken… 01-01-1970 03:00 Atan Yoksa, Tutan Yetmez! 01-01-1970 03:00 Yürek Koyan Kazanır 01-01-1970 03:00 Şeytanın Kolunu Bacağını Kırdık! 01-01-1970 03:00 Sahipsiz Ankara, Sahipsiz Takımlar... 01-01-1970 03:00 Kupa Beyi de Yalnız Kalırsa... 01-01-1970 03:00 Bu Takım Yalnız Bırakılmaz! 01-01-1970 03:00 Gençler Göründü, Umut Yeşerdi! 01-01-1970 03:00 Gençlerbirliği’nde Transferde Akıl ve Vizyon: Başkan Sungur ve Ali Ekber Düzgün Farkı 01-01-1970 03:00 Ankaragücü İçin Gecesini Gündüzüne Katan Bir Başkan ve Sessiz Bir Devrim 01-01-1970 03:00 Şimdi Sıra Bizde! 01-01-1970 03:00 Başkent Futbolu Yeniden Ayağa Kalkıyor: Umudun Adı Gazi Ercüment TEKİN ve Ali Ekber DÜZGÜN 01-01-1970 03:00 Sadece Bir Maçla Değil, Bir Sezonla Gelen Veda 01-01-1970 03:00 Bir Şehir, İki Kader: Ankara Futbolunun Umudu ve Direnci 01-01-1970 03:00 Ankaragücü’nün Hayati Galibiyeti: Umutlar Yeniden Yeşeriyor 01-01-1970 03:00 Ankaragücü'nde Ruhsuzluk Tavan Yaptı 01-01-1970 03:00 Ankaragücü Ateşi Yaktı 01-01-1970 03:00 1 Saniye Bile Beklemeyin, İSTİFA EDİN! 01-01-1970 03:00 Başkent Derbisinde Karartılan Umutlar 01-01-1970 03:00 Ankaragücü: Başkentin Kalbinde Bitmeyen Umut 01-01-1970 03:00 Takım Allah'a Emanet 01-01-1970 03:00 Milli Haz Milli Tad 01-01-1970 03:00 En İyi Kadro En Kötü Futbol 01-01-1970 03:00 Tarihine İhanet 01-01-1970 03:00