Sıcak bir Ankara sabahından çıktık, Antalya’nın yakıcı güneşine vardık. Çünkü bizim bir mottomuz var: Ankaragücü nereye, biz oraya! Yaz demedik, kış demedik…
Yağmur, çamur, yol, mesafe hiç fark etmedi. Çünkü bu sadece bir deplasman yolculuğu değil; bir sevdanın peşinden gitmekti.
Artık SKOR TIME olarak deplasman statlarından yayın yapmak bizim için bir alışkanlık değil, bir gelenek oldu. Stadyumun kokusunu, tribünün sesini, o saf heyecanı ekran başındaki vefakâr Ankaragücü taraftarına ulaştırmak… İşte gazeteciliğin en gerçek hali bu. Yılmaz Bilgen abimle birlikte o atmosferi anlatırken bir kez daha gördük:
Bu taraftar gerçekten destansı bir belgeselin konusu olacak kadar büyük.
Dışarıdan anlatıldığı gibi değil Ankaragücü tribünü…Kötüleyenlere, algı yapanlara inanmayın. Hangi deplasmana giderse gitsin; coşkusunu, sevgisini ve çoğu zaman rakip tribünlerle kurduğu kardeşlik ruhunu gösteren bir topluluk var karşımızda.
Adrenalin Bizim DNA’mızda Var
Gelelim maça…
Biz galiba hiçbir zaman arkamıza yaslanıp rahat maç izleyemeyeceğiz. Çünkü Ankaragücü demek 90 dakika değil, son saniyeye kadar adrenalin demek.
Henüz maçın başında Miraç’ın kaleciyle karşı karşıya kaçırdığı pozisyon…Ardından Atakan’ın fırsatı…“Bugün zor olacak” dedirten anlardı. Sonra istemediğimiz bir penaltı…Halil İbrahim’in yapmaması gereken bir hamle…Yenilen gol 2 yarı başında bir gol daha skor tabelasında 2-0…Birçok kişi için umutların bittiği an belki de buydu. Ama biz biliyoruz:Ankaragücü’nde umut son düdükle biter. Tünelin ucunda ışık görünmeye başlamıştı.
Eleştirdiğimiz Mervan, Takımı Ayağa Kaldırdı
İkinci yarı başlarken içimde tek düşünce vardı:“Bu maç döner.” Totem mi dersiniz, inanç mı…Kaç koltuk değiştirdiğimi gerçekten hatırlamıyorum. Ama sahada bir isim vardı ki son haftalarda eleştirdiğimiz oyuncu, eleştirilerimize kulak asmış ve bazı durumları düzeltmiş buda bizi mutlu etti oda karşılıgını sahada verdi:
Mervan Yusuf Yiğit.
Attığı iki golle sadece skoru değil, umutları da ayağa kaldırdı. Şunu açıkça söylemek lazım: Bizim eleştirimiz yıkmak için değil. Daha güçlü olsunlar diye. Çünkü onlar bizim futbolcularımız değil sadece…Evlatlarımız, kardeşlerimiz.
Recep Hoca’dan Cesur Dokunuş
Bir parantez de Recep hocaya…Yaptığı hamleler cesaret isterdi. Atakan’ı çıkarıp Özgür’ü oyuna almak… Mertcan ile çözülemeyen uzun top problemini Özgür üzerinden çözmek…Bu hamle oyunun kırılma anıydı. O değişiklik sadece golü değil; 3 puanı ve play-off yolunu getirdi.
Masada da Güçlü Bir Ankaragücü
Ve ayrı bir teşekkür…
Başkan İlhami Alparslan.
Bir başkan düşünün; gece gündüz kulübü için yaşayan, her sorunla birebir ilgilenen, maddi manevi her yükün altına giren…FIFA dosyalarıyla ilgili gece gündüz yürütülen çalışmalar var. Detay vermek istemem, yanlış umut satmak doğru değil. Ama şunu söyleyebilirim:
Önümüzdeki günlerde Ankaragücü camiasının yüzü gülecek. Çünkü sahada güçlü bir takım, masada güçlü bir başkan var.
Mesaj Net: “Biz Bitti Demeden Bitmez!”
Bu hafta Recep hoca ve öğrencileri hepimize tek bir mesaj verdi:
“Biz bitti demeden bitmez!”
İşte Ankaragücü ruhu tam olarak budur.
Yenilsen de kalkarsın.
Düşsen de yürürsün.
Umutsuzluk sana yakışmaz.
Çünkü bu arma mücadeledir.
Bu şehir dirençtir.
Bu takım inancın adıdır.
Şen ola Ankaragücüm…
Her zaman, her yerde…
Ankaragücü nereye… Biz oraya!
Saygılarımla..