Bu ligin Galatasaray’ı, Fenerbahçe’si olma iddiasıyla yola çıkan Ankaragücü’nün bugün geldiği noktayı kelimelerle anlatmak gerçekten zor. Beykoz gibi bu ligin en vasat takımlarından birine karşı bile galibiyeti alamamak, camiayı derinden yaralıyor. Son dakikada gelen gol ve alınan 1 puan ise adeta kötünün iyisi gibi.
Bu takıma nazar mı değdi, yeni yönetimin şanssızlığı mı bilemiyorum… Ancak ortada inkâr edilemez bir gerçek var: Takımda herkes formsuz.
Recep hocasından masörüne, kalecisinden yöneticisine kadar kimse sahaya enerji koymuyor. Taraftar çıldırırken sahadakilerde resmen “tık” yok. Kaybedilen puanlar sanki kimsenin umrunda değil.
Yeni yönetim “1 milyar liramız var” diyerek göreve talip oldu. Geldiler ama geldiklerinden beri ortada sadece belirsizlik var. Umursamaz tavırlar, geciken kararlar ve çözülmeyen problemler yüzünden önce transfer yasağı geldi. Yönetimin attığı her adım flu… Basın toplantılarında sorulara verilen kaçamak cevaplar bugün yine karşımıza çıktı. Topu çevirip duruyorlar ama sahaya yansıyan tek şey kargaşa.
Parasız olmuyor, oyuncular ciddi problemler yaşıyor. Bazı isimlerin ara transfer döneminde kaçma ihtimali bile konuşuluyor. Yönetim ise sanki sadece koltukta oturmak için burada gibi bir tablo çiziyor. Yapılan hatalar, çıkan dedikodular Recep hocayı da yıprattı. Görünen o ki hocayla yönetimin arası da limoni…
Hoca yönetimden memnun değil, yönetim hocadan… Ama kimse çıkıp “sorun var” demiyor. Herkes birbirinin arkasından dolanıyor. Yazık Ankaragücüme…
Yönetime soraularım net. Madem bu işi beceremeyecektiniz, neden aday oldunuz?
Neden bu camianın umutlarını başka baharlara bıraktırdınız?
Ercüment Başkan döneminde en azından şeffaflık vardı. Yönetim ne yapıyor bilir, camia da ona göre tavır alırdı. Şimdi ise kapalı kapılar ardında alınan kararlar ve çözülemeyen krizler var.
Artık lütfen bu işe el atın!
Bu camia daha fazla yıpranmasın.
Çünkü başka Ankaragücü yok…
Saygılarımla.