Bu lig öyle sağlam, öyle temaslı bir lig ki; kimse gözünü budaktan esirgemiyor. Sahaya çıkan her takım futbol oynamaya değil, adeta savaşa geliyor. Erbaaspor maçı da tam olarak böyle bir mücadeleydi. Rakip oyuncular boş buldukları her anda Ankaragücülü futbolculara sert müdahalelerde bulundu. Maçın sonunda kırmızı kart gören Doğa aslında ikinci yarının başında oyundan atılmalıydı. Ama ne yazık ki bu ligde hakem performansları haftalardır can sıkıyor.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen Ankaragücü, her hafta üstüne koya koya ilerliyor. Gireni çıkanı, altyapıdan geleni hiç fark etmiyor. Sahada tam anlamıyla bir “kolej havası” var. Bu düzenin, bu disiplinin mimarı ise tartışmasız Recep Karatepe.
Recep Hoca ile öyle bir hava yakalandı ki, nazar değmesin diye bazen yüksek sesle konuşmaya bile çekiniyoruz. Ligin başından bu yana dokunduğu, altyapıdan çıkarıp parlatttığı gençlere bugün bir yenisini daha ekledi. Hatta genç yetenek demek az kalır; yıldız demek daha doğru olur: Batuhan Gürsoy.
Daha üç hafta önce Tandoğan Tesisleri’nden çıkan bu 17 yaşındaki pırlanta, Recep Hoca’nın dokunuşuyla resmen parladı. Duruşu, pasları, çalımları, oyunu yönlendirmesi… Eryaman’ı dolduran binlerce taraftara “Bu çocuk kim, nereden çıktı?” dedirtti. Daha yolun başında… Nerelere geleceğini düşünmek bile heyecan veriyor. Aslanım benim!
Ve tabii ki Atakan Güner…
Atıyor, kazanıyoruz. Daha önce de söylemiştim: Futbolda atan ve tutan çok önemli. Atakan bir açıldı, pir açıldı. Her hafta yazıyor. Sezonun ikinci yarısında gol krallığında zirveye oturacağına yürekten inanıyorum. O attıkça biz basın tribününde çocuklar gibi seviniyoruz.
Gelelim bu takımın süper starına: Enes Tepecik.
Atıyor, attırıyor, oyunu yönlendiriyor. Çalımlarıyla rakip savunmayı adeta çılgına çevirdi. Açık söyleyeyim; bugün sakatlanacak diye çok korktuk. Yeri Avrupa, dört büyüklerde bile banko oynayacak seviyede. Nazar değmesin… İnşallah Ankaragücü’nü Süper Lig’e taşıyan isimlerden biri olacak.
Maçın daha ilk dakikalarında Mahmut ve İsmail sakatlandı. Yerlerine giren gençler yokluklarını aratmadı. Ardından Halil İbrahim sakatlandı, yine bir genç girdi. Diziliş değişti, ufak aksaklıklar oldu ama oyun aynı kaldı. Çünkü ortada bir düzen var. Bir makine gibi işleyen, izlettiren, heyecan veren bir yapı var. Ve bu makinenin başında Recep Karatepe bulunuyor. Kendisi ve ekibi her türlü takdiri sonuna kadar hak ediyor.
Bu takıma, bu hocaya sahip çıkmak gerekiyor. Bu hafta Eryaman Stadyumu’nda taraftar da bunu fazlasıyla yaptı. Belki de bu sezon ilk kez stat neredeyse tamamen doldu. Tribün dolunca futbolcu mutlu, taraftar mutlu, bizler mutlu, yönetim mutlu oldu. Daha da mutlu olacağız.
Ama küçük bir not düşmeden olmaz:
Ödemeler zamanında yapılırsa; sahadaki futbolcudan mutfaktaki aşçıya, masörden güvenliğe kadar herkes daha mutlu olur. Mesajım yönetime nettir. Umarım alınmıştır.
Kısacası bugün her şey çok güzeldi. Daha da güzel olacak. Ama Ankaragücü, taraftarıyla ayrı bir güzel.
Hepsinin gözlerinden öpüyorum.