Hep Yeşilçam filmlerinde denk gelirdik; “Kastamonu, Kastamonu, dep dep dep…”
Klişeleşmiş bir söz olarak yerini almıştır ülkemiz insanının hafızasında. Biz de bu hafta Ankaragücümüz için düştük Kastamonu yollarına.
Hava güzel, maç saati güzel…“Temiz bir orman havası alalım, takımımıza güç verelim,” diyerek basındaki arkadaşlarımızla birlikte yola koyulduk.
Kastamonuspor genç, dinamik ve kompakt bir rakip. Koşu mesafeleri yüksek, tempolu oynuyorlar.
Ancak Recep Hoca rakibi öylesine iyi analiz etmiş ki; tecrübeli ayaklarla önce 1-0’ı bulup sonra bu skoru oynamayı başardı.
Maç 2-0’dan sonra zaten bitti. Topu rakibe veren Ankaragücü, kontra ataklarla etkili oldu ama üçüncü golü bulamadı.
Kalede Görkem güven vermeye devam ediyor. Osman her geçen gün daha iyiye gidiyor. İyi oyun olmasa da Mahmut her zamanki gibi harikaydı.Tam bir “abi”, tam bir “içerideki hoca.” Artık Atakan ve Mesut Emre’den de beklenen o patlamayı görmek istiyoruz.
Kırın o kabuklarınızı çocuklar, sizden çok ben sevineceğim!
Kısacası; gittik, yendik, geldik…
Kastamonu halkına ayrıca teşekkür ederim; centilmenlikleri gerçekten şahaneydi. Ama öyle bir Ankaragücü taraftarı vardı ki, anlatılmaz yaşanır!
90 dakika boyunca susmadılar. Deplasman tribünü nasıl olur, herkese gösterdiler. Maçtan çok onları izledik, hayranlıkla…
Helal olsun güçlü kardeşlerimize!
Şimdi sırada Muğla maçı var.
Yer Eryaman!
Stadı dolduralım, bu takımın sizlere ihtiyacı var. Ankaragücü sizlerle daha güzel!
Yeni yönetim görev dağılımları da belli oldu, hayırlı olsun diyorum.
Ama dikkat…
Çok büyük sorunlar yaklaşıyor, hareket şart. Eğer zamanında önlem alınmazsa, sahada işler yolundayken bile kulüp zorlanabilir.
Buna şimdiden dikkat çekmek istiyorum.
Son cümlem de dün yayında söylediğim gibi olsun:
“Gelecek, güneşli ve güzel günler bu takımın sizi Cumartesi Eryaman’da bekler.”
Saygılarımla.