Ankaragücü'ne İstanbul’da Moral Galibiyeti
Sonunda... Şeytanın kolunu bacağını kırdık.
Yıllardır dillere pelesenk olmuş deyim, bugün Beyoğlu Çarşı karşısında oynanan maçla birlikte gerçeğe dönüştü. Bu galibiyet, sadece 3 puan değil; moral, umut ve geleceğe dair inanç demek Ankaragücü için.
İstanbul deplasmanları her zaman ayrı bir yerdedir biz Ankaragücü taraftarının gönlünde. Rakip kim olursa olsun, İstanbul sokaklarına ayak bastık mı ayrı bir hava gelir içimize. Çünkü buradaki her takım, her stat bizim için hem meydan okuma hem de futbol aşkının bir yansımasıdır.
İki hafta önce teknik direktörlük koltuğunda yaşanan değişim, belki de sezonun kırılma anlarından biri oldu. Mustafa Kaplan'ın vedası bekleniyordu, onun yerine göreve gelen Recep Karatepe ise zamanlamasıyla doğru bir tercih olduğunu kanıtladı. Milli arada takımını tanıdı, oyuncularla temas kurdu ve daha sahaya ilk kez çıktığı maçta 3 puanı getirdi.
Gelelim maça...
Beyoğlu Çarşı dört haftadır bileği bükülmeyen, dirençli bir takımdı. Biz ise üç maçtır yenilen, sadece bir beraberlik alabilmiş bir Ankaragücü olarak sahadaydık. Tek hedef vardı: Galibiyet. Başka hiçbir sonuç yetmeyecekti bu ruh haline.
Ama Görkem öyle bir hata yaptı ki, "Aman Allah’ım!" dedirtti. Hepimiz kısa süreli bir şok yaşadık. Neyse ki takım arkadaşları ona sahip çıktı. Oyunu ellerine aldılar ve Enes öyle bir gole imza attı ki, sadece skoru değil takımı da rahatlattı. O özgüveni, o rahatlığı görmek bizi önümüzdeki haftalar için umutlandırdı.
Maçın temposu orta saha mücadelesine dönerken, uzun süredir suskun kalan bir isim adeta kendini hatırlattı. Attığı harika golle sadece skoru değil, takımın moralini de yukarı çekti. Özellikle Görkem’e bir selam gönderilmeli; arkadaşları resmen onu oyunun ve moralin dışına düşmekten kurtardı. Helal olsun o takıma, o ruha.
Son dakikalara gelirken işler yine karıştı. Yusuf Emre Gültekin’in kırmızı kartı, ardından verilen penaltı… Hakem kararları şaşkındı, hatta biraz da saçmaydı. Ama bu kez “Allah büyük” dedik ve maçın son düdüğüyle birlikte zafer geldi.
Bu galibiyet sadece üç puan değil.
Bu galibiyet, bir teknik direktörün ilk sınavı, yönetimin doğru zamanda yaptığı hamlenin karşılığı, futbolcuların mücadele gücü ve en çok da taraftarın yüreğine su serpen bir umut ışığı.
Degerli bir basın emektarı abimizin sözleri çok hoşuma gitti onuda sizlerle paylaşmak istedim.
Bu ligde iyi futbol filan beklemek hayal.
Bu ligde savaş var, mücadele var.
Ve bugün Ankaragücü savaşarak kazandı.
Yolumuz açık, yolumuz aydınlık olsun.
Ekstra bir galibiyet, ekstra bir moral.
Recep Hoca’ya, yönetime ve sahada ter döken her oyuncuya helal olsun!