ANKARA’DA SONBAHAR, ANKARAGÜCÜ’NDE KIŞ!

Hasan GÜMÜŞ

22-09-2026 01:44

Ankara’da yaz artık sona eriyor. Sonbaharın serinliği yavaş yavaş kendini hissettirmeye başladı. Sonbaharı ayrı, kışı ayrı güzeldir benim Ankara’mın. Ama ne yazık ki Ankaragücüm için daha sonbahara girmeden kış başlamış gibi…

Sezona şampiyonluk parolasıyla çıktık. Beklentimiz, bu büyük camiayı hak ettiği yere yeniden taşımaktı. Fakat daha ilk haftalarda geldiğimiz noktada, şampiyonluk hesaplarından çok “Aman küme düşme korkusu yaşamayalım” demeye başladık.

Bu hafta Serikspor karşısında üç puanı çok istedik. Yönetimiyle, hocasıyla, tribündeki az ama öz taraftarıyla… Hatta sahada beklentilerin altında kalan oyuncularıyla bile Ankaragücü kazanmak istedi.

Ama yine maçın önüne futbol değil, hakem kararları geçti.

O YUMRUĞUN FATURASI DAHA NE KADAR KESİLECEK?

Ankaragücü camiasının artık yüksek sesle sorduğu bir soru var:

Hakemlerin Ankaragücü ile derdi ne ?  

Bir yumruğun faturası hâlâ Ankaragücü’ne mi kesiliyor?

Süper Lig’de yaşanan o meşhur yumruk olayının ardından sanki Ankaragücü ile hakem camiası arasında kapanmayan bir defter açıldı. O olayın faili olan başkan gitti. Üzerinden zaman geçti, yönetimler değişti, Ankaragücü ligler düştü…

Ama camiada oluşan “Ankaragücü’ne karşı farklı bir hakem standardı uygulanıyor” düşüncesi bir türlü ortadan kalkmadı. Elbette bunu somut kanıt olmadan “organize bir savaş” olarak ortaya koymak doğru olmaz. Ancak aynı veya benzer pozisyonlarda farklı kararlar verildiğini düşünen Ankaragücü taraftarının tepkisini de görmezden gelmek mümkün değil. Takım 2. Lig’e kadar düştü. Daha ne olacak?

BU ARTIK BİR MAÇLIK MESELE DEĞİL

Geçtiğimiz dönemlerde Başkan İlhami Alparslan da hakem kararları konusunda ciddi tepkiler göstermiş, TFF nezdinde girişimlerde bulunmuştu. Birkaç hafta daha az tartışılan yönetimler gördük, ardından benzer şikâyetler yeniden başladı. Bu sezon da henüz yolun başında olmamıza rağmen Ankaragücü cephesinde hakem yönetimleri yine gündemin merkezinde. Serikspor karşılaşmasında da Ankaragücü tarafının üç puana doğrudan etki ettiğini düşündüğü kararlar vardı. Pozisyonları tek tek anlatmayacağım. Çünkü artık mesele tek bir faul, tek bir kart veya tek bir düdük olmaktan çıktı.

Mesele güven.

Bir camia sahaya çıktığında hakemin formasına değil, sadece kendi takımının formasına bakmak istiyor. Kazanırsa kendi emeğiyle, kaybederse kendi hatalarıyla kaybettiğini bilmek istiyor. Futbolun adaleti tam olarak budur.

TAKIM DA ELEŞTİRİDEN MUAF DEĞİL

Bütün faturayı hakemlere kesip Ankaragücü’nün sahadaki eksiklerini görmezden gelmek de doğru olmaz. Takım, önceki haftalara göre daha iyi sinyaller verdi. Fakat hâlâ Ankaragücü’nün hedefleri düşünüldüğünde olması gereken seviyenin oldukça gerisinde. Oyun gelişmeli, üretkenlik artmalı ve takımın sahadaki ağırlığı çok daha fazla hissedilmeli. Şampiyonluk hedefiyle yola çıkan bir takım, hakem kararlarından bağımsız olarak rakibini sahada daha fazla zorlamak zorunda.

Fakat bu hafta futbolu konuşmamız gerekirken yine düdükleri konuşuyoruz. İşte asıl problem de burada.

MHK’YE ÇAĞRI: ADALET İSTİYORUZ

Hakemlik zor meslektir. Hata olacaktır. Hiçbir hakemden kusursuz bir maç yönetmesini beklemek gerçekçi değildir. Ancak hataların sürekli aynı takımın aleyhine olduğu algısı oluşuyorsa, MHK’nin bunu ciddiye alması gerekir. Maç bittikten sonra “Hatalı karar verilmiş” demek kaybedilen puanı geri getirmiyor. O puanlar sezon sonunda bir takımın şampiyonluğunu, play-off şansını, hatta hangi ligde mücadele edeceğini belirleyebiliyor.

Ankaragücü ayrıcalık istemiyor.

Ankaragücü hakkını istiyor.

Ne lehine özel düdük, ne de aleyhine farklı standart…

Sadece sahadaki herkese uygulanan kuralın Ankaragücü’ne de aynı şekilde uygulanmasını istiyor.

Çünkü kimse sahipsiz değildir.

Ankaragücü hiç değildir.

Ankara’da sonbahar geliyor. Umarım Ankaragücü için daha şimdiden başlayan bu kış uzun sürmez. Ama önce futbolun üzerindeki bu hakem tartışmalarının sona ermesi gerekiyor.

MHK’ye düşen görev çok açık: Güveni yeniden sağlayın, hakemlerinizi iyi hazırlayın ve sahada sadece adalet konuşsun.

Çünkü Ankaragücü camiasının artık söyleyecek tek bir sözü kaldı:

YETER!

 

DİĞER YAZILARI AŞK ADAMI ATTI, MAKİNE ÇALIŞTI! 01-01-1970 03:00 Şeytanın Bacağı Kırıldı, Peki Ya Oyun? 01-01-1970 03:00 MOMENTUM BOZULDU MU, NE YAPSAN NAFİLE! 01-01-1970 03:00 Ankaragücü Keyif Verirken Bile Hüzne Boğuyor! 01-01-1970 03:00 Ankaragücü Şampiyonluk İçin Yükleniyor! Sırbistan Kampından Özel Detaylar 01-01-1970 03:00 Birlik Zamanı... Ankaragücü'nün En Büyük Transferi İnanç Olacak 01-01-1970 03:00 Nereden Baktığına Bağlı 01-01-1970 03:00 Ankaragücü Yine Ölüm Kalım Maçında Kaybetti… 01-01-1970 03:00 Kapalı Gişe Umut, Acı Sonuç 01-01-1970 03:00 Ankaragücü Nereye, Biz Oraya! 01-01-1970 03:00 Rakibi Küçümsemek En Etkili Zehirdir. 01-01-1970 03:00 Şen ola Ankaragücü'm şen ola… 01-01-1970 03:00 Son Virajda Hakkeden Kazandı! 01-01-1970 03:00 Son Virajda İnanç ve Karakter: Ankaragücü Play-Off Yolunda 01-01-1970 03:00 Urfa’da Soğuk, Sahada İnanç: Ankaragücü’nün Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Gel de Yanma Altınordu Maçına! 01-01-1970 03:00 Bu Lig Başka Bir Lig! 01-01-1970 03:00 İzmir Yolu, Büyük Hayal Kırıklığı 01-01-1970 03:00 Zafer, Bıkmadan Usanmadan Savaşanlarındır 01-01-1970 03:00 Olmadı… Olmamalıydı Be Ankaragücüm 01-01-1970 03:00 Bazen Bir Puan Çok Şey Anlatır 01-01-1970 03:00 Yeni Umutlar, Yeni Hayaller: Bu Takım Başka Bir Şey 01-01-1970 03:00 Bir Maç Nasıl Katledilir? Ankaragücü’nün Bitmeyen İmtihanı. 01-01-1970 03:00 Bu Lig Sert, Ankaragücü Daha Sert! 01-01-1970 03:00 Bazen Saygıyla Eğilmek Gerekir 01-01-1970 03:00 Mesaj Net: Artık Ben de Varım Diyor! 01-01-1970 03:00 10 Kişi, Bir Şehir ve Bir Lider: Ankaragücü’nün Yüreği Recep Karatepe 01-01-1970 03:00 Ankaragücü’nde Sessiz Çığlık: Bu Takım Bunu Hak Etmiyor 01-01-1970 03:00 Taş Gibi Ligin İçinde Erimek 01-01-1970 03:00 Yukarıya Bakıyoruz Ama Çakılıyoruz 01-01-1970 03:00 Kastamonu Yollarında Bir Zafer Hikayesi 01-01-1970 03:00 Gövde Gösterisi Gibi Bir Zafer 01-01-1970 03:00 Ankaragücü’nü Görkem Kurtardı, Atakan Kaçırdı! 01-01-1970 03:00 Ankaragücü Dar Boğazdan Geçerken… 01-01-1970 03:00 Atan Yoksa, Tutan Yetmez! 01-01-1970 03:00 Yürek Koyan Kazanır 01-01-1970 03:00 Şeytanın Kolunu Bacağını Kırdık! 01-01-1970 03:00 Sahipsiz Ankara, Sahipsiz Takımlar... 01-01-1970 03:00 Kupa Beyi de Yalnız Kalırsa... 01-01-1970 03:00 Bu Takım Yalnız Bırakılmaz! 01-01-1970 03:00 Gençler Göründü, Umut Yeşerdi! 01-01-1970 03:00 Gençlerbirliği’nde Transferde Akıl ve Vizyon: Başkan Sungur ve Ali Ekber Düzgün Farkı 01-01-1970 03:00 Ankaragücü İçin Gecesini Gündüzüne Katan Bir Başkan ve Sessiz Bir Devrim 01-01-1970 03:00 Şimdi Sıra Bizde! 01-01-1970 03:00 Başkent Futbolu Yeniden Ayağa Kalkıyor: Umudun Adı Gazi Ercüment TEKİN ve Ali Ekber DÜZGÜN 01-01-1970 03:00 Sadece Bir Maçla Değil, Bir Sezonla Gelen Veda 01-01-1970 03:00 Bir Şehir, İki Kader: Ankara Futbolunun Umudu ve Direnci 01-01-1970 03:00 Ankaragücü’nün Hayati Galibiyeti: Umutlar Yeniden Yeşeriyor 01-01-1970 03:00 Ankaragücü'nde Ruhsuzluk Tavan Yaptı 01-01-1970 03:00 Ankaragücü Ateşi Yaktı 01-01-1970 03:00 1 Saniye Bile Beklemeyin, İSTİFA EDİN! 01-01-1970 03:00 Başkent Derbisinde Karartılan Umutlar 01-01-1970 03:00 Ankaragücü: Başkentin Kalbinde Bitmeyen Umut 01-01-1970 03:00 Takım Allah'a Emanet 01-01-1970 03:00 Milli Haz Milli Tad 01-01-1970 03:00 En İyi Kadro En Kötü Futbol 01-01-1970 03:00 Tarihine İhanet 01-01-1970 03:00